Test ve Quiz 3 dk okuma Pelin Aydıner
Erteleme tarzınızı ortaya çıkaran kısa test
Erteleme herkeste aynı biçimde işlemez. Beş soruluk bu test, hangi noktada takıldığınızı ve nasıl bir müdahaleye ihtiyaç duyduğunuzu gösteriyor.
Erteleme, çoğu insanın tembellikle karıştırdığı ama aslında çok daha karmaşık bir davranış biçimidir. Yapılacak işi bilmenize, hatta o işi yapmayı gerçekten istemenize rağmen bir türlü başlayamamak; tembellikten çok, zihnin o işle kurduğu ilişkiyle ilgilidir. Kimi insan işin büyüklüğünden korkar, kimi mükemmel sonuç alamama ihtimalinden kaçar, kimi de sadece nereden tutacağını bilemediği için oyalanır. Aynı sonucu doğuran bu farklı yolları ayırt edebilmek, erteleme alışkanlığını kırmanın ilk adımıdır.
Aşağıdaki kısa test, kendi erteleme tarzınızı tanımanız için hazırlandı. Amaç sizi bir kutuya koymak değil; hangi anlarda takıldığınızı görünür kılmak. Her soruyu okurken son iki haftada gerçekten yaşadığınız durumları düşünün, olmak istediğiniz kişiyi değil. Kâğıt kalem alın, cevaplarınızın harflerini not edin.
Soruları yanıtlarken kendinize dürüst olun
1. Uzun bir işe başlamadan hemen önce genelde ne yaparsınız? (A) Masayı toplar, listeyi yeniden yazarım. (B) Telefonu açar, farkında olmadan yarım saat geçiririm. (C) İşin ne kadar süreceğini hesaplar, sonucun yeterince iyi olmayacağını düşünürüm. (D) Başka birinin bana ne zaman soracağını beklerim.
2. Bir işi teslim ettiğinizde ilk hissiniz nedir? (A) Daha iyi organize olsaydım daha hızlı biterdi. (B) Sonunda bitti, hiç düşünmek istemiyorum. (C) Keşke bir gün daha olsaydı, eksikleri görüyorum. (D) Karşı taraf beğendi mi acaba?
3. En çok hangi cümleyi kurarsınız? (A) Önce şunu halledeyim, sonra asıl işe geçerim. (B) Beş dakika ara vereyim. (C) Kafam yeterince net değilken başlamak istemiyorum. (D) Zaten kimse acele etmiyor, ben niye edeyim?
4. Son anda kalan iş nasıl bitiyor? (A) Aceleyle ama düzenli biçimde. (B) Gece yarısı, yorgun ve gergin. (C) Neredeyse hiç bitmiyor, sürekli düzeltiyorum. (D) Biri hatırlattığı anda hızla.
5. Motivasyonunuz en çok neyle yükselir? (A) İşin adımlara bölünmüş hâlini görmekle. (B) Ortamın sessizleşmesi ve dikkat dağıtıcıların kalkmasıyla. (C) Kusursuz olmak zorunda olmadığımı hatırlamakla. (D) Net bir tarih ve sorumluluk verilmesiyle.
Çoğunlukla A: Hazırlık tuzağına düşen tip
Sizin erteleme biçiminiz hareketsizlik değil, yanlış yöne akan hareketliliktir. Gerçek işin etrafında dönen sayısız küçük görevi tamamlarsınız: dosyaları yeniden adlandırmak, program denemek, plan yapmak. Bunların hepsi meşgul hissettirdiği için vicdanınız rahatlar, ama asıl iş yerinde durur. Çözüm, hazırlığa süre sınırı koymaktır. On beş dakika hazırlık, ardından ne kadar dağınık olursa olsun asıl işe geçiş. Ayrıca "bugün bitirilecek tek şey" cümlesini her sabah yazmak, listelerin genişleme eğilimini frenler.
Çoğunlukla B: Dikkati kaçan tip
Sizde sorun niyetle değil, ortamla ilgili. Başlamayı gerçekten istiyorsunuz ama zihniniz ilk boşlukta başka bir yere kayıyor. Bu tip için en etkili yöntem irade değil, sürtünmedir. Telefonu başka odaya koymak, sekmeleri kapatmak, çalışma alanını görsel olarak sadeleştirmek irade harcamadan sonuç verir. Yirmi beş dakikalık kısa bloklarla çalışıp aralarda bilinçli mola vermek de dağılmayı kontrollü hâle getirir. Molayı planlarsanız, mola sizi planlamaz.
Çoğunlukla C: Mükemmeliyetçi tip
Sizin ertelemeniz korkudan besleniyor. İş bitmediği sürece yargılanamaz, bu yüzden bitmemesi bir tür güvenlik alanı yaratıyor. Buradaki en işe yarar müdahale, kalitesi düşük ilk sürüm üretme izni vermektir. Kötü bir taslak, var olmayan mükemmel bir işten her zaman daha değerlidir çünkü üzerine çalışılabilir. "Bu sürüm sadece benim göreceğim taslak" demek, iç eleştirmenin sesini belirgin biçimde kısar.
Çoğunlukla D: Dış baskıyla çalışan tip
Enerjinizi kendinizden değil, dışarıdan alıyorsunuz. Son tarih yoksa iş yok. Bu kötü bir özellik değil ama kırılgandır; kimsenin beklemediği kişisel hedefler bu yüzden yıllarca rafta kalır. Yapay ama gerçek sonuçlu son tarihler kurmak işe yarar: birine söz vermek, ara teslim tarihi belirlemek, haftalık bir kontrol saati koymak. Sorumluluğu paylaştığınız anda erteleme ihtimali ciddi biçimde düşer.
Çıkan sonuç ne olursa olsun tek bir gerçeği unutmayın: erteleme karakter kusuru değil, çözülmesi gereken bir mekanizmadır. Hangi noktada takıldığınızı bildiğiniz gün, kendinizi suçlamak yerine o noktaya küçük bir müdahale yapmayı öğrenirsiniz. Değişim çoğu zaman büyük kararlarla değil, doğru yerdeki minik ayarla başlar.