Psikoloji 2 dk okuma Berrin Kıvanç
Erteleme Alışkanlığıyla Başa Çıkmanın Yolları
Erteleme herkesin zaman zaman yaşadığı bir alışkanlık; uzmanlara göre bu davranışın kökeninde çoğu zaman tembellik değil daha derin nedenler yatıyor.
Erteleme, neredeyse herkesin zaman zaman yaşadığı ama üstesinden gelmekte zorlandığı bir alışkanlık. Uzmanlara göre bu davranışın kökeninde çoğu zaman tembellik değil, çok daha derin psikolojik nedenler yatıyor.
Ertelemenin gerçek nedeni ne?
Prof. Joseph Ferrari'ye göre erteleme probleminin özünde insanları memnun etme isteği yatıyor. Bunun en bilindik sebeplerinden biri mükemmeliyetçilik; mükemmeliyetçi kişiler, alışık olmadıkları bir işi yapmaları gerektiğinde bunu hemen ertelemeye yöneliyor. Hataya toleransları düşük olduğu için "ya yanlış ya da eksik bir şey yaparsam" endişesi onları içten içe kemiriyor ve bu da ertelemeyi tetikliyor.
Erteleme sadece iş ve okul hayatıyla sınırlı değil; günlük hayatın her alanında kendini gösterebiliyor. Örneğin ev işlerinde bile küçük bakım alışkanlıkları ertelenebiliyor; çamaşırda renklerin solmasını önlemenin yolları gibi basit ama düzenli uygulanması gereken önlemler bile, "sonra hallederim" düşüncesiyle sürekli ertelenen küçük görevler arasında yer alıyor.
Erteleme baskıyı artırıyor
Uzmanlara göre erteleme alışkanlığı, kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede üzerimizdeki baskıyı artırıyor. Sevilmese de sorumlulukların zamanında yerine getirilmesi, kişi üzerindeki stresi belirgin şekilde azaltıyor. Sabah alarmını erteleyip birkaç dakika daha uyumak cazip gelse de, bu alışkanlık uyku döngüsünü kesintiye uğratarak gün boyu daha yorgun ve dikkat dağınık hissetmeye neden olabiliyor.
Ertelemeyle nasıl baş edilir?
Ertelemenin üstesinden gelmenin ilk adımı, bu davranışın altında yatan gerçek nedeni fark etmek. Mükemmeliyetçilik kaynaklıysa, "yeterince iyi" standardını kabul etmeyi öğrenmek; motivasyon eksikliği kaynaklıysa, büyük görevleri küçük ve yönetilebilir parçalara bölmek işe yarayan yöntemler arasında sayılıyor.